003051
004669
004807
001329
004563
004533
004540Toplam 30 adet temsilcilik.
Çankaya, yerleşim yeri olarak bir parçası olduğu başkent Ankara'nın siyasal, yönetsel, sosyo-ekonomik ve kültürel kuruluşlarının en önemlilerini içinde bulunduran ilçesidir. Ülkenin en önemli yönetsel karar organlarını, çeşitli ülkelerin büyük elçiliklerini, iş ve ticaret merkezlerini, kültür ve sanat kuruluşları ile üniversitelerini barındıran bir yerleşim alanı olarak yalnızca ilçe sınırlarında yaşayanların değil başkent Ankara'nın, ülkenin hatta yabancı ülke insanlarının değişik amaçlarla uğradığı bir yerleşim yeridir. Bu anlamda Ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahiptir.
Batıda yeni ve Sincan kuzeyde Altındağ, doğuda Mamak, güneyde Gölbaşı İlçesi ile çevrili olan Çankaya İlçesi coğrafi olarak kuzeyde vadi tabanı düzlükleri ve alçak şekillerden güneye doğru yüksek platolar, yamaçlar, sırtlar ve orta-yüksek platolar olarak tanımlanan jeomorfolojik bir yapıya sahiptir.
Nüfusu beş milyona yaklaşan, çok çeşitli hizmet alanlarının yoğun bir biçimde yer aldığı, sanayinin de giderek geliştiği, ülke yönetimine yön veren kararların alındığı, bir metropol kenti olan Ankara'nın en büyük ilçesi olan Çankaya'da özellikle yönetsel hizmet alanları ve tecimsel kullanım alanları yoğun olarak yer almaktadır. Ankara metropolü genelinde orta ve yüksek gelir grupları ile eğitim düzeyi yüksek olanların büyük çoğunluğu Çankaya İlçesinde yaşamaktadır. Ayrıca Ankara'nın kültürel-sanatsal etkinliklerinin büyük bir bölümü de Çankaya'da gerçekleştirilmektedir
Manavgat'ın kuruluş tarihi ile ilgili kesin bilgi bulunmamakla birlikte, sınırları içerisinde bulunan Side ve Selge, Seleuka ve Etenna antik kentlerinde MÖ.VI.yüzyıllarda yerleşim olduğu bu bölgedeki kalıntı ve buluntulardan anlaşılmıştır. Manavgat 1220 yılında Selçuklu, 1472 yılında da Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine geçmiştir. 1914 yılında ilçe olmuş, Taşağıl ve Beşkonak Nahiyeleri kurularak ilçeye bağlanmıştır.
Doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin tarihsel ve arkeolojik değerleri ile de ilgi çeken Manavgat başlıca turistik bölgelerimizden birisidir. Manavgat'a 7 km. uzaklıkta olan Side, tarihi bir yerleşim merkezidir. M.Ö. 1405'te kurulduğunu kaynaklardan öğrendiğimiz antik kent, M.Ö. VI.yüzyılın yarısından itibaren, Lidyalıların, Perslerin, İskender'in, Antiogonos'un, Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır. M.Ö. 215'ten sonra Suriye Krallığı'nın denetiminde imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen Side, İ.Ö. Apameia barışı ile Bergama Krallığı'na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur. M.Ö. 78'den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizanslıların egemenliğine girmiştir. M.S. V. ve VI. yüzyıllarda Psikoposluk merkezi olan Side en parlak devrini yaşamıştır.
Manavgat ilçensinin en önemli doğal güzelliklerinden biri olan Dumanlı Mağaraları ile Türkiye'nin en büyük yeraltı ırmağı olan Dumanlı karst kaynağı Oymapınar Baraj Gölünün suları altında kalmıştır. İlçenin bir diğer doğal güzelliği ise 6 km. kuzeyindeki Manavgat Şelalesi'dir. Şelalenin çevresi ve Köprülü Kanyon Milli Parkı, Çamlıburun ve Türk Beleni orman içi dinlenme yerleri de başlıca mesire yerleridir.
Manavgat Çayı Rafting ParkuruManavgat Çayı rafting parkurunun başlangıç noktasına ulaşmak için Manavgat - Alanya karayolundan önce 10 km. doğuya, daha sonra kuzeye Akseki istikametine dönülür. Akseki'ye 4 km. kala İbradı yönüne dönüldükten sonra 11.. km'de Şahap Köprüsü'ne ulaşılır. Burası rafting parkurunun başlangıç noktasıdır.
SideSide Antik Kenti'nin Akdeniz'e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yüzyılda Batı Anadolu'da yaşayan Kymeliler (Bugünkü Aliağa) tarafından kurulduğu söylenir.
Manavgat ŞelalesiHer mevsim bol suyu olan Manavgat Çayı, Manavgat'ın 4 km kuzeyinde çok güzel görüntü veren Manavgat Şelalesi'ni oluşturuyor. Şelale çevresi, kanallar ve setlerle düzenlenerek güzel bir mesire yeri haline getirilmiş.
Side Ören YerleriSide civarında bulunan antik kentler ve ören yerleri.
Manavgat YaylalarManavgat – Yaylalar, Köprüçayı Vadisi'nin ikiye ayırdığı Toroslar'n üzerinde birçok yayla bulunmaktadır. En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları..
******************** Temsilcimiz Diyorki; Kaçmaz emlak, emlakcılığı güvenilir sektör, hale getirmek için büyük adımlar atıyor. Kaçmaz emlak ailesindenim çünkü güvenilir ve saygınım.
NÜFUS VE SOSYAL DURUMU
Aydın tarım ve turizmin gelişmiş olduğu bir ilimizdir. Çalışan nüfusun yarıdan fazlası tarım kesiminden geçimini sağlamaktadır. Yöre halkının kültür seviyesi yüksek düzeydedir. Son 73 yılda Türkiye�nin nüfusu yaklaşık beş kat artış göstermiş, aynı dönemde, Aydın ilinin nüfusu yaklaşık 4,5 kat artış göstererek 2000 yılı nüfus sayımına göre ilin toplam nüfusu 950.757 olmuştur.
Merkez ilçesiyle birlikte 17 ilçenin yönetim merkezi olan Aydın ilinde 54 belediye, 487 köy, 258 mahalle kuruluşu vardır. İlçelerinden Bozdoğan; Büyük Menderes havzasının güneyinde yer almakta olup Aydın�a 76 km uzaklıktadır. Buharkent; il merkezinin 86 km doğusunda İzmir-Denizli karayolu üzerindedir. Sıcak suyu ve jeotermal enerji santraliyle ünlü bir ilçedir. Çine; merkeze 38 km uzaklıkta olup Aydın-Muğla karayolu üzerinde yer almaktadır. Didim; Aydın�a 123 km uzaklıkta olup, turizmin en yoğun olduğu yörelerden biridir. Didyma Apollon Tapınağı, Milet Antik Kenti, Altınkum plajı, temiz denizli yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir. Germencik; Büyük Menderes Havzası�nın kuzeybatısında bereketli ovanın ortasında yer alır. İl merkezine 25 km uzaklıktadır. Magnesia en önemli tarihi kalıntılarının bulunduğu yerdir. İncirliova; Aydın il merkezinin 10 km batısında İzmir karayolu üzerinde yer alır. İncir festivali ve deve güreşleriyle ünlü bir ilçedir. Karacasu; Dandalas Vadisi yamaçlarında kurulmuştur. Deri malatı ilçe ekonomisinde önemli bir yer tutar.
SANAYİ VE TİCARET
Ekonomik potansiyeli oldukça yüksek olan Aydın; coğrafi konumunun sağladığı ulaşım avantajı, hammadde kaynaklarına yakınlığı, organize sanayi bölgeleri, nüfusun genç ve nitelikli oluşu gibi nedenlerle turizm, tarım ve hizmet sektörleri ile sanayileşme bakımından gelişen ve yükselen bir konumdadır. Aydın, Umurlu ve Astim Organize Sanayi Bölgeleri�nde halihazırda 97 firma üretim halinde, 24'ü inşa halinde, 41'i ise proje aşamasındadır. Bölgede genelde tekstil, gıda ve madencilik sektöründe faaliyet gösteren firmalar mevcuttur.
Yüzölçümü, 15.355 km² Nüfusu, 1 milyon 364 bin 209 (2000 sayımına göre) Komşu olduğu iller, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman. İlçeleri, Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice, Silvan. Köy sayısı, 743
Mezopotamya'nın kuzeyinde yer almaktadır. Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Siirt, Mardin, Urfa, Batman ve Adıyaman illeriyle çevrelenmiş olan Diyarbakır ili, bölgenin tüm özelliklerini taşır. Bağlı 13 ilçe merkezi bulunmaktadır. Diyarbakır kent merkezi 7 bin 500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Tarihi boyunca 27 medeniyete beşiklik etmiştir.
Tarihin her döneminde büyük uygarlıkların, kültürel ve ekonomik hareketlerin merkezi olarak kabul edilen kent, birbirini izleyen 27 değişik uygarlığa beşiklik etmiştir. M.Ö.3000 yıllarında Hurriler'den başlayarak Osmanlılar'a kadar uzanan yoğun bir tarihi geçmişi olan Diyarbakır'da yaşayanlar, dönemlerine ait izlerle kenti ölümsüzleştirmişlerdir. Bu eserlerin başında, kuşbakışı bir kalkan balığını andıran biçimiyle kenti baştanbaşa kuşatan surlar gelir. Diyarbakır surları uzunluk bakımından Çin Seddinden sonra dünyada ikinci, ama eskilik bakımından birinci sırada kabul edilmektedir.
İdari yapı
Diyarbakır, merkez ilçe dahil 14 ilçe, 15 belde, 826 köy ve 1100 mezra olmak üzere 2000'e yakın yerleşim biriminden oluşuyor. 1990 genel sayımına göre, kentin genel nüfusu 1 milyon 096 bin 447 iken; 1997 genel nüfus sayımı geçici sonuçlarına göre yüzde 17'lik bir artış göstererek 1 milyon 285 bin 382'ye ulaşmıştır. Türkiye ortalaması yıllık artış hızı Bin'de 14,74 iken; Diyarbakır'ın yıllık artış hızı Bin'de 22,13'tür. 1997 sayımı geçici sonuçlarına göre, ilçe merkezlerinden yüksek nüfusa sahip olanlar sırasıyla ,Silvan bismil ve Ergani gözükürken; en az nüfusa sahip olanlar Çüngüş, Eğil, Kocaköy ve Hazro ilçeleridir.
Ulaşımİl merkezi karayollarının kavşak noktasındadır. Diyarbakır'ı hem karayolu, hem hava ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir. Her gün Ankara ile İstanbul'dan düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Diyarbakır'dan hemen hemen Türkiye'nin her yerine otobüs ile yolculuk etmek mümkündür. Ayrıca Ortadoğu ülkelerine taksi ile yolcu taşımacılığı da yapılmaktadır.
D.Bakır'ın bazı illere olan karayolu uzaklıkları şöyledir: Diyarbakır -Adana 519 Km. Diyarbakır -Adıyaman 205 Km. Diyarbakır -Ankara 912 Km. Diyarbakır -Gaziantep 313 Km. Diyarbakır –İstanbul 1365 Km. Diyarbakır -İzmir 1419 Km. Diyarbakır -Elazığ 153 Km. Diyarbakır -Malatya 251 Km. Diyarbakır -Mardin 95 Km. Diyarbakır -Mersin 588 Km. Diyarbakır -Siirt 187 Km. Diyarbakır -Şanlıurfa 176 Km. Diyarbakır - Konya 875 Km.Demiryolu bulunan tüm hatlarda Diyarbakır'dan tren seferleri yapılmaktadır.
Yüzölçümü, 15.355 km² Nüfusu, 1 milyon 364 bin 209 (2000 sayımına göre) Komşu olduğu iller, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman. İlçeleri, Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice, Silvan. Köy sayısı, 743
Mezopotamya'nın kuzeyinde yer almaktadır. Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Siirt, Mardin, Urfa, Batman ve Adıyaman illeriyle çevrelenmiş olan Diyarbakır ili, bölgenin tüm özelliklerini taşır. Bağlı 13 ilçe merkezi bulunmaktadır. Diyarbakır kent merkezi 7 bin 500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Tarihi boyunca 27 medeniyete beşiklik etmiştir.
Tarihin her döneminde büyük uygarlıkların, kültürel ve ekonomik hareketlerin merkezi olarak kabul edilen kent, birbirini izleyen 27 değişik uygarlığa beşiklik etmiştir. M.Ö.3000 yıllarında Hurriler'den başlayarak Osmanlılar'a kadar uzanan yoğun bir tarihi geçmişi olan Diyarbakır'da yaşayanlar, dönemlerine ait izlerle kenti ölümsüzleştirmişlerdir. Bu eserlerin başında, kuşbakışı bir kalkan balığını andıran biçimiyle kenti baştanbaşa kuşatan surlar gelir. Diyarbakır surları uzunluk bakımından Çin Seddinden sonra dünyada ikinci, ama eskilik bakımından birinci sırada kabul edilmektedir.
İdari yapı
Diyarbakır, merkez ilçe dahil 14 ilçe, 15 belde, 826 köy ve 1100 mezra olmak üzere 2000'e yakın yerleşim biriminden oluşuyor. 1990 genel sayımına göre, kentin genel nüfusu 1 milyon 096 bin 447 iken; 1997 genel nüfus sayımı geçici sonuçlarına göre yüzde 17'lik bir artış göstererek 1 milyon 285 bin 382'ye ulaşmıştır. Türkiye ortalaması yıllık artış hızı Bin'de 14,74 iken; Diyarbakır'ın yıllık artış hızı Bin'de 22,13'tür. 1997 sayımı geçici sonuçlarına göre, ilçe merkezlerinden yüksek nüfusa sahip olanlar sırasıyla ,Silvan bismil ve Ergani gözükürken; en az nüfusa sahip olanlar Çüngüş, Eğil, Kocaköy ve Hazro ilçeleridir.
Ulaşımİl merkezi karayollarının kavşak noktasındadır. Diyarbakır'ı hem karayolu, hem hava ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir. Her gün Ankara ile İstanbul'dan düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Diyarbakır'dan hemen hemen Türkiye'nin her yerine otobüs ile yolculuk etmek mümkündür. Ayrıca Ortadoğu ülkelerine taksi ile yolcu taşımacılığı da yapılmaktadır.
D.Bakır'ın bazı illere olan karayolu uzaklıkları şöyledir: Diyarbakır -Adana 519 Km. Diyarbakır -Adıyaman 205 Km. Diyarbakır -Ankara 912 Km. Diyarbakır -Gaziantep 313 Km. Diyarbakır –İstanbul 1365 Km. Diyarbakır -İzmir 1419 Km. Diyarbakır -Elazığ 153 Km. Diyarbakır -Malatya 251 Km. Diyarbakır -Mardin 95 Km. Diyarbakır -Mersin 588 Km. Diyarbakır -Siirt 187 Km. Diyarbakır -Şanlıurfa 176 Km. Diyarbakır - Konya 875 Km.Demiryolu bulunan tüm hatlarda Diyarbakır'dan tren seferleri yapılmaktadır.
İlk ve ortaçağlarda adı Dorlion (Dorileaum) olan kentin ilk yerleşim yeri hakkında üç bölgeden söz edilir. Bunlar, şimdiki çarşı yakınında sıcak su kaynakları civarı, ovanın ortasındaki Şarhöyük ve güney batıdaki Karacaşehir mevkiidir. Porsuk Çayı'nın yaratacağı taşkınlıklardan ve çevresindeki bataklıkların yol açacağı sıtmadan, ayrıca dışarıdan gelecek saldırılardan korunmak için plato yamacının hemen önünde Odunpazarı adı verilen sahada yeni bir yerleşim yeri oluşmuştur. İlk ve ortaçağda Eskişehir, Batı Anadolu'da büyük bir uygarlık kuran Friglerin egemenliğine girer. Burası bugün Eskişehir, Afyon ve Kütahya illeri arasında kalan dağlık bölgeyi kapsamaktadır.
M.Ö. 334′te Büyük İskender, Anadolu'ya girerek Persleri mağlup ettikten sonra Frigya, İskender'in egemenliğine girdi. Eskişehir il sınırları içinde yer alan Şarhöyük (Doreylaion), Balhisar (Pessinus) ve Karahöyük (Midaion) Frigya'nın önemli kentleri olarak tarihte yerlerini alırlar.
Bu topraklar daha sonraki yıllarda Romalıların eline geçmiştir. 395′te İmparatorluk Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılınca Eskişehir yöresi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştır. Hristiyanlaşma sürecine giren Bizans'la birlikte kentte toplumsal yapıda önemli değişimler yaşanmıştır. Şehir istilalara maruz kalmadığı dönemlerde havasının güzelliği ve sıcak su kaynaklarının varlığı ile Bizans İmparatorlarının avlanma, dinlenme ve sayfiye şehri olmuştur. İmparatorluğun verdiği önemle bu bölge gelişmiş ve bu gelişme içinde Sivrihisar (Justinyanopolis) gibi yeni kentler kurulmuştur.
8. yüzyılın başında Arap işgaline uğrayan Eskişehir kısa bir süre sonra tekrar Bizans'ın egemenliğine girmiştir. Selçuklu Sultanı Mesud, 1147′de Eskişehir önünde 2. Haçlı ordusunu yenmiş, Türkler 1196′dan sonra yöreye tamamen hakim olmuştur.
13. yüzyılda zayıflayan Selçuklular Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Bey'e vermiştir. Kent daha sonra Osmanlı Devleti'nin kurucusu Ertuğrul Bey'in oğlu Osman Bey'in yönetimine girmiş, Bizans'a karşı yürütülen savaşlarda bir üs olmuştur. Bu yönüyle merkezi Eskişehir olan Sultanönü Sancağı Osmanlı Devleti'nin ilk yerleşim sahası olmuştur. Ancak Anadolu'da tam bir Osmanlı hakimiyetinin kurulması ile Eskişehir parlak günlerini kaybetmeye başlamış ve Fatih'in ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliği'ne bağlı bir sancakken 1451, 1831 yılları arasında Kütahya Beylerbeyliği'ne, 1841′de Bursa Eyaleti'ne bağlanmıştır.
Eskişehir 19.yy ortalarından itibaren değişmeye başlamıştır. Osmanlı Rus Savaşı ardından kente yerleşen göçmenler ve 1894 yılında işletmeye açılan Bağdat Berlin demiryolu bu değişimi yaratan en önemli iki etkendir.
Bu iki olayın etkisiyle nüfus artmış mali alanda gelişmeler kentin büyük bir idari yapıya dönüşmesine yol açmıştır. 2. Meşrutiyet'in ilanından sonra bağımsız sancak olan ve Almanlar tarafından kurulan Cumhuriyet öncesi ilk Cer atölyesi ile sanayi alanında Eskişehir, atılım yapan ender Anadolu kentlerinden biri olmuştur.
Milli mücadele yıllarında şehrin Anadolu'daki tarihsel olarak sahip olduğu stratejik konumu belirleyici olmuş düşman işgalinden kurtarılması zorunluluk haline gelmiş, Türk birlikleri şehri kurtarmış ve Batı Cephesi Komutanlığı'nın karargah yeri Eskişehir olarak seçilmiştir. Şehir çevresinde İnönü, Sakarya, Kütahya gibi Kurtuluş Savaşı'nın önemli çarpışmaları gerçekleşmiş, ancak kent içinde bir çarpışma olmamıştır.
Bir yıldan fazla Yunan işgali altına giren kent 2 Eylül 1922 tarihinde karşı taarruzla tekrar ele geçirilmiştir. Yunanlılar geri çekilirken Çarşı ve Hıristiyan mahallelerini ateşe vermiş, Tuz Pazarı, Taşbaşı, Reşadiye Camii'nin bulunduğu yerler, İstasyon caddesi ve Bağlar caddesi tamamen yanmıştır.
Cumhuriyet döneminde 1925 yılında il olan Eskişehir hızlı bir kentleşme yaşayarak çok yönlü bir kent haline gelmiştir. Kent hem eski alanı hem de yeni alanlar üzerinde büyük mahalleler ile sarılmıştır.
Osmanlı döneminde ilk sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapmış olan Eskişehir, Cumhuriyet döneminde de Şeker Fabrikası, DDY Cer Atölyesi, Tayyare Bakım Atölyesi gibi kamu yatırımlarının yanı sıra özel yatırımlarla da gelişmesini sürdürmüştür. Aynı zamanda 1.Hava Üssü de Eskişehir'de bulunmak
Mersin Akdeniz bölgesinin Adana kısmında olup,
Akdeniz Bölgesi Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu'nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doğusunda G.Doğu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doğudan Suriye ile komşudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14'nü kaplar. Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km'dir.
Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.
Mersin Akdeniz bölgesinin Adana kısmında olup,
Akdeniz Bölgesi Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu'nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır; genişliği 120-180 km arasında değişir. Batı ve k.batısında Ege Böl., kuzeyinde İç Anadolu Böl. , doğusunda G.Doğu Anadolu Böl. Güneyinde ise Akdeniz bulunur. G.doğudan Suriye ile komşudur. Yüzölçümü 110000 km2 dolayındadır; Türkiye toplam alanının yaklaşık %14'nü kaplar. Kıyı uzunluğu doğuda Suriye sınırından batıda Dalaman Çayına kadar 1542 Km'dir.
Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.
Fikirtepe'den sonraki ilk yerleşme bugünkü Moda Burnu ile Yoğurtçu arasında kalan yerde kurulan Halkedon (Bakır ülkesi) olmuştur. Bu şehirden günümüzen herhangi bir kalıntı ulaşmamıştır.
Fetih yıllarında küçük bir yerleşim birimi olan Kadıköy, fethi takib eden yıllarda da çok büyük bir gelişme göstermemiştir. Kadı Hızır Bey'in, bugünkü Osmanağa Camii'nin bulunduğu yere yaptırdığı cami, Osmanlı'nın buradaki ilk önemli yapısı olmuştur.
***************Temsilcimiz diyorki;
Kadıköy MERKEZ Temsilciliğimiz Kadıköy Kaçmaz güvenilir, hızlı..Civardaki emlakçılar kendi dairelerinin satılmasını bizden talep ediyor duyurulur:)
İstanbul KARTAL YAKACIK Temsilciliğimiz Kartal Tarihçesi: Nüfus: 407.865 (2000) İstanbul'un Anadolu yakasında, Kartal ilçesi, Kocaeli yarımadasının güneybatı kesiminde yer alır. Doğusunda Pendik, batısında Maltepe, kuzeyinde Sultanbeyli ilçeleri ve şamandıra beldesi, güneyinde ise Marmara denizi ile çevrilidir. Daha kuzeyde, mücavir alanları Ümraniye ve Şile ile buluşmaktadır. 1992 yılında, daha önce Kartal'a dahil olan Sultanbeyli ve Maltepe ilçe olmuş ve Kartal'dan ayrılmışlardır. Yüzölçümü 80 kilometrekaredir. Şehir merkezi, tarihin eski dönemlerinden beri küçük bir balıkçı köyüdür. ilk defa sahilde balık avlamak için gelip buraya yerleşen Kartelli isminde bir balıkçıdan dolayı buraya Kartal denildiği kabul edilmektedir. öte yandan, Bizans zamanında, liman önemi taşıyan bu beldeye Kartalımın denildiği de bilinmektedir. Bu iki görüş birleştirildiği takdirde ortaya çıkan gerçeğin şöyle olduğu kabul edilmektedir: şehrin Bizans zamanındaki isminin söylenişi Kartal kelimesine yakın bir kelime idi. Türkler bu söylenişi. Türkçe Kartal kelimesine çevirerek kullanmaya başlayınca günümüze de bu şekliyle ulaşmıştır.
11. yüzyılda Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Bizans'tan alınmış ancak zaman içinde yeniden Bizans'ın eline geçmiştir. Kartal, 1329'da Bizans'la yapılan savaşın sonunda tamamen Osmanlı egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde de küçük bir yerleşim mahalli olarak kalan Kartal, 1873'te Haydarpaşa-Pendik banliyö hattının açılmasından sonra nispeten hareketlenmeye başlamıştır. Cumhuriyetle birlikte Kartal' ın gördüğü en büyük değişiklik 600 yıldır Osmanlı'nın hoş görü ve koruması altında Türklerle içiçe yaşayan Rumların, Lozan Anlaşması' nın ilgili hükmüne istinaden Yunanistan'a gönderilmesi ve oradan getirilen mucahir Türklerinde bir kısmının Kartal'a yerleştirilmesi olmuştur. Böylece Kartal tam bir Türk şehri hüviyetine kazandı. 1947'de Kartal ve çevresinin sanayi bölgesi olarak belirlenmesiyle, ilçenin nüfusu ve üretimi artarken beraberinde ciddi oranda çevre kirlenmesi yaşanmıştır. Halen İstanbul içindeki en önemli sanayi bölgelerinden biri olan Kartal'da halkın büyük çoğunluğu da işçi olarak çalışmaktadır. İlçe merkezi ve şamandıra beldesinde yaklaşık 400 büyük ve orta ölçekte fabrika, 1300 atölye, 1200 küçük esnaf ve işyeri bulunmaktadır.
Bu fabrika ve atölyelerde yaklaşık 40 bin işçi çalışmaktadır.) Kartal'da ulaşım deniz, kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Pendik-Kurtköy'de hizmete giren Sabiha Gökçen Havaalanına 15 dakika uzaklıkta bulunan Kartal'dan, Yalova'ya Deniz Otobüsü ve Yolcu Vapuru ile ulaşım sağlandığı gibi, ilçeden geçen E-5 Karayolu ilçeyi Anadolu'ya bağlar. ıstanbul Boğazı üzerindeki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden Avrupa yakasındaki il ve ilçelerle karayolu ulaşımı sağlanmaktadır. Kadıköy'den Pendik'e kadar uzanan Bağdat Caddesi ilçede önemli bir yer tutmaktadır. Deniz kıyısındaki ulaşım Bostancı sahilinden, Maltepe ilçesini geçerek Kartal'a, oradan da Pendik yoluyla Tuzla ilçesine kadar uzanmaktadır. Diğer bir ulaşım ise; Büyükbakkalköy, şamandıra ve Sultanbeyli'den geçen Anadolu otoyoludur.
Coğrafi Durumu
a) Hududu ve Yüzölçümü : Kartal ilçesi,yerleşim bölgesi olarak verimli topraklara sahip,iklimi gayet müsait,yeraltı memba suları azımsanmayacak kadar fazla.Ayazması ile meşhur ve dünyanın balkonu Yakacık gibi bir tabiat harikasına sahip olan tarihi ve kültürel zenginlikleri ile oldukça göz kamaştırıcı bir kentimizdir. 1908 yılından sonra ilçe haline gelen Kartal,Kocaeli Yarımadasının güneybatısında,Marmara Denizinin Kuzeydoğusunda,40 derece ve 50 Dakika enlem,29 derece 11 dakika boylamlar arasında yer alır. Doğuda Pendik ve Sultan beyli,Kuzeyde ve Kuzeybatıda Ümraniye ilçesi,Batıda Maltepe ilçesi,Güneyinde Marmara Denizi ile çevrili olup,83.km2.lik yüzölçümüne sahiptir.
b) Jeolojik Yapısı ve Dağları : Deniz seviyesi (0) dan başlayarak Kuzeye doğru tatlı bir meyille (537) metreye kadar yükselir. İlçenindeniz kıyısı kum ve kil ile kıyıdan itibaren kuzeye doğru silislerle kaplıdır.Bu kitle en çok bir metre kalınlıkta kırmızı ve kahverengi topraklarla örtülü ve oldukça verimlidir. İlçemizin Yakacık bölgesinde kalker ve kuvarsit madenleri bulunur.İlçeye bakıldığında bir takım tepe ve düzlüklerden meydana geldiği görülür.İstanbul'un en yüksek dağı Yakacık Aydos Dağı olup yüksekliği 537m.dir.
c) Suları : Belli başlı akarsularından Paşa köy deresi,Kavaklıdere,Fındıklı dere ,Ömerli Barajına dökülür. Yakacık Semtinde de çıkan membaa suları Yakacık halkının büyük ölçüde içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır.
******************************************************
Yakacık Tarihçesi: İstanbul Kartal ilçesinin kuzeyinde bulunan Uğur Mumcu, Soğanlık, Kurfalı semtleri tarafından çevrili, Ayazma'sı ile meşhur ayrıca Kartal'ın en yüksek tepesi olan Aydos Dağı'na ve bu tepenin üzerinde bir kent ormanına sahip "İstanbul'un Balkonu" diye anılan yerleşim merkezi. Tarihsel olarak oldukça eski bir yerleşim alanıdır. Bizans dönemi ve Osmanlı Döneminde sayfiye yerleşimi olarak kullanılmıştır. Özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde 1700 lü yıllar sonrasına ait hala ayakta duran tarihi eseri bulunmaktadır. Osmanlı Saray mensubu ve Paşalarının yazlık amacı ile kullandıkları köşkler bulunmaktadır. bunlar içinde en bilineni şu an ilk öğretim okulu olarak kullanılan Hasan Paşa (Bahriye Nazırı) ya aittir. bir diğer önemli kalıntı ise Zeynep Sultan tarafından Sema Hatun adına yapılan hayrat çeşmesidir. Asırlık Çınar ağaçları hala günümüzde yaşayan ender yaşam alanlarıdır. Merkez bozulmamakla birlikte yerleşen nüfusun merkez çevresinde oluşturdukları yeni mahalleler eski zeytinlik, üzüm bağları ve ormanlık alanlar yok edilerek kurulduğu için İstanbul'un betonlaşmasından nasibini almıştır.Cumhuriyet'in ilk yıllarında genişlemeye başlayan semtte ağırlıklı olarak Ermeni ve Rum kökenli vatandaşlarımızın yaşıyor olmasına rağmen barış ortamında hep birlikte yaşamaya iyi bir örnek teşkil etmişlerdir. Bugun yeşil alanlar birbir yok olmakta, semtin karakteristik tüm özellikleri yok olmaktadır. Bilinçsiz kentleşme, aşırı göç dalgası sebebiyle ;eski halinden çok şey kaybetmiş olan Yakacık'tan sadece ve sadece Ayazma çay bahçeleri kalmıştır. Buna rağmen yakacık çok kaliteli kaynak sularıyla ve eski çınaraltı çay bahçeleri ve resteurantlarıyla hafta sonları istanbulluların mesire yeri özelliğini taşımaktadır. Betonlaşmasına rağmen hala istanbul'un balkonudur. Ormanlık alanları oldukça fazladır.********************************************************
Uğur Mumcu Tarihçesi: Uğur Mumcu Mahallesi, Kartal İstanbul Kartal ilçesinin kuzeybatısında Samandıra sınırında kurulmuş, tamamı site tarzı ve modern bir şehir planlaması şeklinde oluşan,ilçenin düzenli yapılaşması ile dikkat çeken, kişi başına düşen ortalama yeşil alanı ile İstanbul ortalamasını geçen ve şu anda üzerinde park bulunan doğa çevresine kurulmuş mahalle.Aydos ormanları ve modern piknik alanlarıyla hafta sonları tamamen bir mesire yerine dönüşen oldukça ilgi duyulan bir semttir. Yakacık,Soğanlık,Aydos Dağı ve Samandıra tarafından çevrilidir ayrıca mahallenin çevresinden D 100 - TEM bağlantı yolu geçer. Mahalle spor tesisleri,piknik alanları, parkları ve Yeşil alanları ile istanbulun ender mahallelerin başında gelmektedir.Konut sayısı : 13.000 Nüfus sayısı : 39.000 Posta Kodu : 34882 Alan kodu : 0216
********************************************************
Kaçmaz Emlak , İnternet'te en yüksek hit alan,Türkiye'nin en büyük 3 emlak firmasından biridir. kaynak:www.alexa.com
Kaçmaz Emlak, sektöründe hep örnek gösterildi. Bundan böyle yeni temsilcilik konseptiyle de örnek gösterilecektir. 1988 Yılında , dürüst hizmet ve müşteri memnuniyeti ilkesiyle kurulan
Kaçmaz Emlak,Türkiye'de 1998'de emlak sektöründe ilk emlak web sitesini açmış firmadır.Teknolojik gelişmeleri takip eden, bunları kendi sektörüne yansıtmayı ve buradaki yararı müşterisinin menfaatine sunmayı ilke edinmiş kaçmaz emlak, kendine münhassır , çalışma yöntemleri ve iş disipliniyle de emlakçılıkta bir ekol, bir yol gösteren olmuştur. Olmaya da devam edecektir.
Kaçmaz Emlak kurulduğu günden bugüne çalışma disipliniyle, iş ahlakıyla kadirşinas müşterilerinin ilgi odağı olmuştur. ilkeli ve dürüst hizmetleriyle, vermiş olduğu güven sonunda büyük bir müşteri potansiyeli kazanmıştır. Bu nedenle, sadece değil İstanbul, Türkiye'nin dört bir yanından bizi tercih eden müşterilerimiz kendilerine yakın yerlerde temsilciliklerimizin olup olmadığını, eğer yoksa kendilerine yada önereceğiniz güvenilir tanıdığınız emlak firmalarını sorarlar. Kaçmaz Emlak'tan hizmet ve yardım isteyen bu kadirşinas müşterilerimize yardımcı olmadığımız için üzülmekteyiz. Bundan dolayı müşterilerimizin bu tezahürü sonucu biz Kaçmaz Emlak ailesi olarak bir karar aldık.
Artık bu ilkeli hizmetimizi, güvenilir ismimizi, kendi alanında yeniliklere yol açmış firmamızı yurdumuzun her yanına siz değerli temsilciliklerimiz aracılığıyla müşterilerimize ulaştırma arzusuyla, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerine birer temsilcilik vermeyi hedef almaktayız. Temsilcimizden hiçbir ücret istemiyoruz, temsilcimizden istediğimiz tek şey, müşterimize 20 yılda inşa ettiğimiz, müşterilerimizin bize güvenmesini sağlayan, Kaçmaz Emlak ilkeleri doğrultusunda dürüst ve güvenilir hizmet vermesidir.
********Referans Gazetesi: 24.01.2007 / Selma Şenol / Haber
Kartal'da kiralık piyasası canlıKaçmaz Emlak Aziz Kaçmaz, Kartal'da ikinci el konutlarda satılık piyasasının yerinde saydığını ama kira piyasasının canlı olduğunu kaydetti. Kazmaz, "Hatta ev sahipleri evini kiraya verirken, bankanın kredi için istediği belgelerden daha fazlasını bile istiyor. Memurdan kefil isteyen bile var. Çünkü kiralık talep eden kadar, kiralık daire sayısı yok. Kozyatağı, Küçükyalı gibi merkezi yerlerde kiralar yükseldikçe, insanlar buraya akın ediyor. İlçede bir daire 100 bin YTL'ye satılıyorsa, kirası 500 YTL ediyor. Yapılacağı söylenen yeni projeler, orta gelir kesimini hedeflerse kiralık arayanlara orta vadede çözüm olabilir" dedi.
***********Referans Gazetesi:30.05.2007 / Selma Şenol / Haber
İnternette arama hitleri düştü
Kaçmaz Emlak sahibi Aziz Kaçmaz da piyasanın seçimlerden dolayı durulmasına anlam veremediğini belirtti. Aziz Kaçmaz, "Vestel seçime rağmen 6 fabrika birden açabiliyor ama insanlar bir konut için seçimi bekliyor" dedi. İnternet sitelerindeki arama hitlerinin bile düştüğünü anlatan Kaçmaz, kendilerine günde 300 telefon gelirken, şimdi bu sayının 100'e kadar indiğini açıkladı. Kaçmaz, seçimden sonra fiyatların düşmesini bekleyenlerin yüzde 20- yüzde 30 daha yüksek fiyatlarla karşılaşacağını da öne sürdü.
Kartal Tarihçesi: Nüfus: 407.865 (2000) İstanbul'un Anadolu yakasında, Kartal ilçesi, Kocaeli yarımadasının güneybatı kesiminde yer alır. Doğusunda Pendik, batısında Maltepe, kuzeyinde Sultanbeyli ilçeleri ve şamandıra beldesi, güneyinde ise Marmara denizi ile çevrilidir. Daha kuzeyde, mücavir alanları Ümraniye ve Şile ile buluşmaktadır. 1992 yılında, daha önce Kartal'a dahil olan Sultanbeyli ve Maltepe ilçe olmuş ve Kartal'dan ayrılmışlardır. Yüzölçümü 80 kilometrekaredir. Şehir merkezi, tarihin eski dönemlerinden beri küçük bir balıkçı köyüdür. ilk defa sahilde balık avlamak için gelip buraya yerleşen Kartelli isminde bir balıkçıdan dolayı buraya Kartal denildiği kabul edilmektedir. öte yandan, Bizans zamanında, liman önemi taşıyan bu beldeye Kartalımın denildiği de bilinmektedir. Bu iki görüş birleştirildiği takdirde ortaya çıkan gerçeğin şöyle olduğu kabul edilmektedir: şehrin Bizans zamanındaki isminin söylenişi Kartal kelimesine yakın bir kelime idi. Türkler bu söylenişi. Türkçe Kartal kelimesine çevirerek kullanmaya başlayınca günümüze de bu şekliyle ulaşmıştır.
11. yüzyılda Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Bizans'tan alınmış ancak zaman içinde yeniden Bizans'ın eline geçmiştir. Kartal, 1329'da Bizans'la yapılan savaşın sonunda tamamen Osmanlı egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde de küçük bir yerleşim mahalli olarak kalan Kartal, 1873'te Haydarpaşa-Pendik banliyö hattının açılmasından sonra nispeten hareketlenmeye başlamıştır. Cumhuriyetle birlikte Kartal' ın gördüğü en büyük değişiklik 600 yıldır Osmanlı'nın hoş görü ve koruması altında Türklerle içiçe yaşayan Rumların, Lozan Anlaşması' nın ilgili hükmüne istinaden Yunanistan'a gönderilmesi ve oradan getirilen mucahir Türklerinde bir kısmının Kartal'a yerleştirilmesi olmuştur. Böylece Kartal tam bir Türk şehri hüviyetine kazandı. 1947'de Kartal ve çevresinin sanayi bölgesi olarak belirlenmesiyle, ilçenin nüfusu ve üretimi artarken beraberinde ciddi oranda çevre kirlenmesi yaşanmıştır. Halen İstanbul içindeki en önemli sanayi bölgelerinden biri olan Kartal'da halkın büyük çoğunluğu da işçi olarak çalışmaktadır. İlçe merkezi ve şamandıra beldesinde yaklaşık 400 büyük ve orta ölçekte fabrika, 1300 atölye, 1200 küçük esnaf ve işyeri bulunmaktadır.
Bu fabrika ve atölyelerde yaklaşık 40 bin işçi çalışmaktadır.) Kartal'da ulaşım deniz, kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Pendik-Kurtköy'de hizmete giren Sabiha Gökçen Havaalanına 15 dakika uzaklıkta bulunan Kartal'dan, Yalova'ya Deniz Otobüsü ve Yolcu Vapuru ile ulaşım sağlandığı gibi, ilçeden geçen E-5 Karayolu ilçeyi Anadolu'ya bağlar. ıstanbul Boğazı üzerindeki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden Avrupa yakasındaki il ve ilçelerle karayolu ulaşımı sağlanmaktadır. Kadıköy'den Pendik'e kadar uzanan Bağdat Caddesi ilçede önemli bir yer tutmaktadır. Deniz kıyısındaki ulaşım Bostancı sahilinden, Maltepe ilçesini geçerek Kartal'a, oradan da Pendik yoluyla Tuzla ilçesine kadar uzanmaktadır. Diğer bir ulaşım ise; Büyükbakkalköy, şamandıra ve Sultanbeyli'den geçen Anadolu otoyoludur.
Coğrafi Durumu
a) Hududu ve Yüzölçümü : Kartal ilçesi,yerleşim bölgesi olarak verimli topraklara sahip,iklimi gayet müsait,yeraltı memba suları azımsanmayacak kadar fazla.Ayazması ile meşhur ve dünyanın balkonu Yakacık gibi bir tabiat harikasına sahip olan tarihi ve kültürel zenginlikleri ile oldukça göz kamaştırıcı bir kentimizdir. 1908 yılından sonra ilçe haline gelen Kartal,Kocaeli Yarımadasının güneybatısında,Marmara Denizinin Kuzeydoğusunda,40 derece ve 50 Dakika enlem,29 derece 11 dakika boylamlar arasında yer alır. Doğuda Pendik ve Sultan beyli,Kuzeyde ve Kuzeybatıda Ümraniye ilçesi,Batıda Maltepe ilçesi,Güneyinde Marmara Denizi ile çevrili olup,83.km2.lik yüzölçümüne sahiptir.
b) Jeolojik Yapısı ve Dağları : Deniz seviyesi (0) dan başlayarak Kuzeye doğru tatlı bir meyille (537) metreye kadar yükselir. İlçenindeniz kıyısı kum ve kil ile kıyıdan itibaren kuzeye doğru silislerle kaplıdır.Bu kitle en çok bir metre kalınlıkta kırmızı ve kahverengi topraklarla örtülü ve oldukça verimlidir. İlçemizin Yakacık bölgesinde kalker ve kuvarsit madenleri bulunur.İlçeye bakıldığında bir takım tepe ve düzlüklerden meydana geldiği görülür.İstanbul'un en yüksek dağı Yakacık Aydos Dağı olup yüksekliği 537m.dir.
c) Suları : Belli başlı akarsularından Paşa köy deresi,Kavaklıdere,Fındıklı dere ,Ömerli Barajına dökülür. Yakacık Semtinde de çıkan membaa suları Yakacık halkının büyük ölçüde içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır.
*******************************
Kaçmaz Emlak , İnternet'te en yüksek hit alan,Türkiye'nin en büyük 3 emlak firmasından biridir. kaynak:www.alexa.com
Kaçmaz Emlak, sektöründe hep örnek gösterildi. Bundan böyle yeni temsilcilik konseptiyle de örnek gösterilecektir. 1988 Yılında , dürüst hizmet ve müşteri memnuniyeti ilkesiyle kurulan
Kaçmaz Emlak,Türkiye'de 1998'de emlak sektöründe ilk emlak web sitesini açmış firmadır.Teknolojik gelişmeleri takip eden, bunları kendi sektörüne yansıtmayı ve buradaki yararı müşterisinin menfaatine sunmayı ilke edinmiş kaçmaz emlak, kendine münhassır , çalışma yöntemleri ve iş disipliniyle de emlakçılıkta bir ekol, bir yol gösteren olmuştur. Olmaya da devam edecektir.
Kaçmaz Emlak kurulduğu günden bugüne çalışma disipliniyle, iş ahlakıyla kadirşinas müşterilerinin ilgi odağı olmuştur. ilkeli ve dürüst hizmetleriyle, vermiş olduğu güven sonunda büyük bir müşteri potansiyeli kazanmıştır. Bu nedenle, sadece değil İstanbul, Türkiye'nin dört bir yanından bizi tercih eden müşterilerimiz kendilerine yakın yerlerde temsilciliklerimizin olup olmadığını, eğer yoksa kendilerine yada önereceğiniz güvenilir tanıdığınız emlak firmalarını sorarlar. Kaçmaz Emlak'tan hizmet ve yardım isteyen bu kadirşinas müşterilerimize yardımcı olmadığımız için üzülmekteyiz. Bundan dolayı müşterilerimizin bu tezahürü sonucu biz Kaçmaz Emlak ailesi olarak bir karar aldık.
Artık bu ilkeli hizmetimizi, güvenilir ismimizi, kendi alanında yeniliklere yol açmış firmamızı yurdumuzun her yanına siz değerli temsilciliklerimiz aracılığıyla müşterilerimize ulaştırma arzusuyla, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerine birer temsilcilik vermeyi hedef almaktayız. Temsilcimizden hiçbir ücret istemiyoruz, temsilcimizden istediğimiz tek şey, müşterimize 20 yılda inşa ettiğimiz, müşterilerimizin bize güvenmesini sağlayan, Kaçmaz Emlak ilkeleri doğrultusunda dürüst ve güvenilir hizmet vermesidir.
********Referans Gazetesi: 24.01.2007 / Selma Şenol / Haber
Kartal'da kiralık piyasası canlı
Kaçmaz Emlak Aziz Kaçmaz, Kartal'da ikinci el konutlarda satılık piyasasının yerinde saydığını ama kira piyasasının canlı olduğunu kaydetti. Kazmaz, "Hatta ev sahipleri evini kiraya verirken, bankanın kredi için istediği belgelerden daha fazlasını bile istiyor. Memurdan kefil isteyen bile var. Çünkü kiralık talep eden kadar, kiralık daire sayısı yok. Kozyatağı, Küçükyalı gibi merkezi yerlerde kiralar yükseldikçe, insanlar buraya akın ediyor. İlçede bir daire 100 bin YTL'ye satılıyorsa, kirası 500 YTL ediyor. Yapılacağı söylenen yeni projeler, orta gelir kesimini hedeflerse kiralık arayanlara orta vadede çözüm olabilir" dedi.
***********Referans Gazetesi:30.05.2007 / Selma Şenol / Haber
İnternette arama hitleri düştü
Kaçmaz Emlak sahibi Aziz Kaçmaz da piyasanın seçimlerden dolayı durulmasına anlam veremediğini belirtti. Aziz Kaçmaz, "Vestel seçime rağmen 6 fabrika birden açabiliyor ama insanlar bir konut için seçimi bekliyor" dedi. İnternet sitelerindeki arama hitlerinin bile düştüğünü anlatan Kaçmaz, kendilerine günde 300 telefon gelirken, şimdi bu sayının 100'e kadar indiğini açıkladı. Kaçmaz, seçimden sonra fiyatların düşmesini bekleyenlerin yüzde 20- yüzde 30 daha yüksek fiyatlarla karşılaşacağını da öne sürdü.
Kartal ORTADAĞ Temsilcimiz AÇILDI !
Kırsal alanda herhangi bir yerleşmesi bulunmayan Maltepe ilçesi 18 mahalleden oluşur. Bunlar Altayçeşme. Altıntepe, Ay-dınevler, Bağlarbaşı, Başıbüyük, Büyükbakkalköy, Cevizli, Çınar, Esenkent, Ferhat Paşa, Feyzullah. Fındıklı, Gülensu, Gülsuyu, Idealtepe, Küçükyalı, Yalı ve Zümrütevler mahalleleridir.
...Kuzeybatıdaki Çamaşırcı (Bostancı) Deresi ile güneydeki Dragos Çayı (Bülbül Deresi) arasında uzanan ilçe topraklarının kıyı kesimi düzlüklerden oluşur. Doğuya ve kuzeye doğru gidildikçe yer yer yumuşak eğimlerle yükselen ilçenin orta ve doğu kesimlerinde engebelenmeler görülür. Çamaşırcı Deresi Kadıköy llçesi'yle, Dragos Çayı da Kartal llçesi'yle yer yer doğal sınır çizer.
...Bugünkü ilçe sınırları içindeki bilinen en eski yerleşme yeri Brias'tır (Bryas). Bizans kaynaklanna göre Dragos Tepesi'nin kuzey eteklerinde yer alan Brias'ın Maltepe ve Cevizli arasında bulunduğu sanılmaktadır. Bizans döneminde oluşan depremler Brias'a büyük ölçüde zarar verdi. Daha sonra burada yeni bir yerleşim kuruldu ve bu yeni köye Pelekanon adı verildi. 1080'lerde batıya doğru ilerleyen Kutalmışoğlu Süleymanşah Pelekanon'u da ele geçirerek istanbul Boğazı kıyısına kadar ilerledi. Bizanslılarla anlaşmaya varan Süleymanşah bir süre sonra geri çekildi. Bu anlaşmaya göre Anadolu Selçukluları ile Bizanslılar arasındaki sınır Dragos Çayı'ndan geçiyordu. Ama bu topraklar 1090'da Bizanslılar tarafından geri alındı. Pelekanon'un Bizans imparatorluğu tarihinde önemli sayılabilecek bir yeri vardır. Batıya doğru yürüyen Orhan Gazi 29 Haziran 1329'da Bizans imparatoru III. Andronikos Paleologosla Pelekanon önlerinde karşı karşıya geldi. Bu savaşta ordusu büyük bir yenilgiye uğrayan ve bacağından yaralanan imparatorun hayatı, bir halıya sarılıp kaçırılarak kurtarıldı. Pelekanon Savaşı'ndan sonra yapılan bir anlaşmaya göre Türkler bu yöreye yerleşmeye başladı.
İlçeye adını veren Maltepe semtinin ve çevresinin tarihine ilişkin başka bilgiye rastlanmamaktadır. Maltepe adının kaynağı da tam olarak bilinmemektedir. Burada bulunan bir tümülüsün, adına kaynak olduğu sanılır. Türkler eskiden içinde hazine ya da define bulunan küçük höyük biçimindeki toprak yığıntılarını Maltepe olarak adlandırırdı. 1728'de Kazasker Feyzullah Efendi'nin burada bir külliye inşa ettirdiğine bakılırsa Maltepe'nin eskiden beri meskûn olduğu anlaşılır. Feyzullah Efendi'nin Maltepe'de bir çiftliği vardı; künk döşeterek Kayış Dağı'ndan Maltepe'ye su getirtti. Feyzullah Efendi Külliyesi'nden(günümüze yalnızca çeşme ulaşmıştır.) Cumhuriyet dönemine kadar Rumlar'ın yaşadığı Maltepe'de kilise kalıntıları da bulunmaktadır.
Cumhuriyet'in ilanından sonra Maltepeli Rumlar Yunanistan'a göç etmek zorunda kaldılar Rumlar'ın bıraktığı yerlere Yunanistan'ın Drama, Kavala ve Selanik yörelerinden gelen Müslüman göçmenlerden 1.500 kadarı yerleştirildi. 1928'de Maltepe büyük bir yangın felaketine uğradı. Bu yangında Feyzullah Efendi Külliyesi tahrip oldu. Yeniden imar edilmesi planlanan Maltepe'de belediye örgütü de 1928'de kuruldu. Maltepe'de ilk kez imar planı yapılması 1945'e rastlar. Bu imar planına göre tren istasyonu ve demiryolu hattı çevresi yerleşme alanı olarak belirlenmişti. Ancak gelişme böyle olmadı. Maltepe'deki yerleşme alanı 1960'tan sonra yeni açılan Ankara Asfaltı yönünde doğuya ve .kuzeydoğuya doğru hızlı bir gelişme gösterdi. Bu hızlı gelişmeden Küçükyalı da nasibini aldı. Küçükyalı'nın 1950' de yalnızca 859 olan nüfusu, 1955'te 1.845' e, 1960'ta 5.071'e ve 1965'te de 12.888'e yükseldi. Hızla kalabalıklaşan Küçükyalı'da belediye 1960'ta kuruldu.
...Eskiden bağlık, bahçelik ve seyrek evlerle kırsal bir yerleşme görünümü veren Küçükyalı ve Maltepe kıyısında doğal kumsallar uzanırdı. Süreyya İlmen Küçükyalı Deresi'nin Marmara Denizi'ne döküldüğü alandaki kumsalda plaj tesisleri yaptırdı. Süreyya Paşa Plajı olarak anılan bu tesis, yakında kurulan banliyö tren istasyonuna ve daha sonra da onun çevresinde gelişen semte adını verdi. Maltepe'de Süreyya İlmen'in yaptırdığı başka bir tesis de sanatoryumdur. Başıbüyük'ün güneyinde eskiden Narlıdere Çiftliği olarak anılan topraklarda inşa edilen bu sağlık kurumu Süreyya Paşa Sanatoryumu' dur. Günümüzde burada göğüs hastalıkları konusunda uzmanlaşmış değişik hastanelerden oluşan bir sağlık kompleksi ve bir hemşire koleji vardır. Daha güneydeki topraklar ise bazı haritalarda Süreyya Paşa Çiftliği olarak geçer.
Maltepe ve Küçükyalı belediyeleri 1981' de feshedilerek anakent belediye sınırları içine alındı. 1980'de Maltepe Belediyesi'nin sınırları içine Küçükyalı dışında oldukça geniş bir alan girdiğinden nüfus 90.439 olarak görülmektedir. Oysa Maltepe semtinin kapsadığı alanın içine Bağ-larbaşı, Feyzullah ve Yalı mahalleleri girmektedir. Buna göre Maltepe semtinir 1990'daki nüfusu (Bağlarbaşı Mahallesi 29.890, Feyzullah Mahallesi 14.713, Yalı Mahallesi 12.183) 56.786 olarak hesaplanabilir.
...Ankara Asfaltı kenarındaki sanayi tesislerinde çalışanların kurdukları gecekondu yerleşmelerinin zamanla gelişmesi, İstanbul'daki birçok semt gibi Maltepe'nin de ilçe yapılmasıyla sonuçlanmıştır. Eskiden E-5 ve Ankara Asfaltı denen D-100 Karayolu'nün doğu ve kuzeyinde kurulan gecekondular kısa zamanda Başıbüyük, Gülsuyu ve Gülensu mahallelerini doğurdu. Bu kesimde Aydınevler. Zümrütevler ve Esenkent gibi mahalleler de oluştu. Büyükbakkalköy de bu süreçten etkilendi ve kırsal yerleşme statüsünü yitirdi. Büyükbakkaîköy'ün güney kesiminde askeri alanlar yer alır. Yerleşme alanlarının sınır tanımaz bir hızla genişlemesi sonucunda Maltepe yöresindeki makilikler ve ormanlar büyük ölçüde tahrip edildi. Böylece yörenin eski yeşil görünümünden eser kalmadı. Hazine ve vakıf arazilerinin bu biçimde yerleşme alanına dönüşmesi 1990' lara gelindiğinde yönetsel sorunlara yol açmaya başladı. Bunun sonucunda 1992'deki bir yönetsel düzenlemeyle Kartal ilçesinden ayrılan Maltepe ilçe yapıldı.
...Maltepe İlçesi'nde oturanların bir bölümü çevredeki işyerlerinde çalışırken, bir bölümü de her gün değişik araçlarla kentin farklı semtlerindeki işlerine gidip gelirler. Bu gidiş gelişler demir ve kara yollarıyla yapılır. Banliyö tren seferlerinin ulaşımda önemli bir yeri vardır. Maltepe'yi kentin öbür merkezlerine üç önemli karayolu bağlar. Bunlardan başlıcası ilçenin orta kesiminden güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda geçen D-100 Karayolu'dur. Maltepe'yi Anadolu'daki merkezlere de bağlayan bu karayolunun iki yanındaki semt ve mahalleler arasındaki ilişki köprülü kavşaklarla sağlanır. Bir başka karayolu, yakın yıllarda inşa edilen ve kıyı çizgisini izlediğinden Sahil Yolu da denen Çetin Emeç Bulvarı'dır. Otoyol biçiminde yapılan bu bulvarın bazı kesimlerinde, kentin öbür semtlerinde pek rastlanmayan bisiklet yolu bulunmaktadır. Çetin Emeç Bulvarı'nın açılmasıyla artık denize girile-meyen bu kıyıdaki plajlar da tarihe karışmıştır. Öbür önemli ulaşım kanalı ise halkın Minibüs Yolu dediği Bağdat Caddesi'dir. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne bağlanan Anadolu Otoyolu ise Büyükbakkalköy'ün kuzeyinde ilçe sının yakınından geçer.
...Maltepe ilçesi sınırları içinde bulunan mahallelerin 1990'daki toplam nüfusu 266.094 olarak hesaplanmaktadır. Bazı kaynaklara göre 1994'te ilçe nüfusunun 700.000'e ulaştığı sanılmaktadır. Aynı zamanda önemli bir sanayi bölgesi olan ilçede yaşayanların büyük bir bölümü işçi, esnaf ve memurdur. **********************Temsilcimiz diyorki;
Karşılıklı güven duygusu içinde ,müşteri memnuniyeti odaklı,bu sektörün bilgi ve teknolojilerine yaptığı yatırımlar ile sağlam temellere dayalı nitelikli ve dinamik bir yapıya sahip Kaçmaz Emlak çatısı altında emlak sektörünün kurumsallaşması,uluslararası standartlara ulaşması,hizmet kalitesinin geliştirilmesi, nitelikli konut, ticari ve diğer gayrımenkullerin teminindeki amaç ,ilke ve hedeflerine ulaşarak istihdama katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.
İstanbul Pendik KURTKÖY Temsilciliğimiz Pendik Tarihçesi: Anadolu istikametinden gelindiğinde İstanbul’un giriş kapısı niteliğinde olan Pendik İstanbul'un Anadolu yakasında Kocaeli yarımadasının güney batısında yer alır. İlçenin doğusunda Tuzla, kuzeyinde Sultanbeyli, batısında Kartal ve güneyinde Marmara Denizi ile yer almaktadır.1989 yılına kadar Kartal ilçesine bağlı olan Pendik 1989 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Tarihi kaynaklara göre Pendik M.Ö. 5000'lerden beri yerleşim alanı. MÖ. 1200'lerde bu bölgede Makedonyalılar'ın olduğu, MÖ. 8. Yüzyılda Roma Imparatorlugu'nun, daha sonra da Bizanslıların egemenligi ele geçirdigi biliniyor. Bilinen en eski adı Pantikapion ve Pantikapeum. Bazı kaynaklara göre Pendik "beş burun" anlamını taşır. Bu isim zamanla Pendik halini almış ve yaklaşık olarak 700 yıldır kullanılmaktadır. Pendik çok eski bir yerleşim yeridir. Doğal liman özelliği gösteren bir koyun kıyısına yakın bir mesafede kurulmuştur. Tarih boyunca en önemli özelliği ise Avrupa'dan Asya'ya gidecek yolcuların ilk konaklama yeri olmasıdır.
Ayrıca Ulaşım olarak en merkezi noktalardan bir tanesidir. Deniz otobüsü seferleri ve her ekspresin durduğu Pendik Tren İstasyonu bulunmaktadır ve ilçede Havalimanı ve feribot iskeleside (Pendik - Yalova hızlı feribot) vardır. Kadıköy - Pendik seferi yapan 4 İETT otobüs hattı (16, 16D, 17, ve 222) ve Kadıköy - Pendik minibüsleri vardır. Ayrıca, Pendik - Mecidiyeköy (251), Pendik - Üsküdar (16A), Pendik - Akfırat (133AP), Pendik - Beşiktaş (E-8) Hatları vardır. İlçede Cumartesi günleri kurulan pazar, o gün ilçe de büyük bir kalabalığa neden olur. Araştırmalara göre Cumartesi günleri Pendik'e yaklaşık birmilyon insan geliyor. İstanbul'un 3. marinasının İnşaatına başlanan ilçede, diğer büyük proje ve inşaatlarda sürmekte. İlçede şu an yapımı süren 1 adet 5 Yıldızlı, 1 adet 5+2 yıldızlı otel, 500 yataklı Eğitim ve araştırma hastanesi, fuar alanı ve pazar alanı vardır. Sabiha Gökçen Havaalanı ve İstanbul Park yarış pisti Pendik, Kurtköy'dedir.
*******************
Referans Gazetesi Selma Şenol 11 Temmuz 2007 2010'DA KURTKÖY'ÜN NÜFUSU 600 BİNİ BULUR Kaçmaz Emlak'tan Veli Kaçmaz da sanayi tesislerinin gelmesi ile birlikte 2010 yılına kadar Kurtköy'ün nüfusunun 600 bini bulacağını söyledi. Veli Kaçmaz havalimanına yakın bir arazide inşaasına başlanan fuar merkezinin de bölgede ticari hayatı canlandırarak konut piyasasını hareketlendireceğini öne sürerek, "Kurtköy uluslararası havaalanı, marinası, üçüncü büyük fuar merkezi ve sanayi tesisleri ile en az Ataşehir kadar gözde olacak" dedi.
****************
1995 yılından beri Kaçmaz Emlak Pendik-Kurtköy Temsilciliğini başarıyla ve gururla sürdürmekteyiz. Eğer bu bölgede başarılıysak hiç kuşkusuz bu başarının arkasında Kaçmaz Emlak' ın güvenilir ismi, reklam desteği ve çağdaş teknolojiyi yakından takip ederek, bunu biz temsilcilerinin hizmetine hiç bir ücret almadan sunmasının payı büyüktür.
Bugün biz Kaçmaz Emlak temsilcilerinin kullanmış olduğu, üstün teknoloji harikası Online emlak otomasyon sistemi değil Türkiye’de, Dünya’da bir benzeri yoktur.
Kurtköy, Pendik ilçe olana dek Kartal ilçesine bağlı iken Kartal Köyler Birliği ve Köyler Elektrik Birliği merkez görevini üstlenmiş bir köy olmuştur.
Pendik ilçe olunca ilçeye bağlı mahalle olmuştur. Kurtköy, kuzeybatısında bulunan Aydos Dağı eteklerine kurulmuştur. Güneyde Kurtköy Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ve Tuzla ,batısında Pendik Yayalar Mah., doğuda Tuzla Orhanlı ve Akfırat Beldeleri, kuzeyde Sultanbeyli ve Şile ilçeleri bulunmaktadır.Şuan ki muhtarı Hüseyin Ekşi dir.
TEM Otoyolu Kurtköy sınırları içinden geçmekte ve Kurtköy gişeleri ile D-100 (E-5) Karayoluna bağlanmaktadır. Ayrıca TEM – havaalanı bağlantısı ek projeleri devam etmektedir. Ömerli su havzasının büyük bölümü bu sınırlar içinde kalmaktadır. Çevresini İSKİ ve Orman Bakanlığı koruma altına almıştır.
Yoğun göç nedeniyle nüfusu gün geçtikçe artmaktadır. Son nüfus sayımına göre nüfusu toplam 55.167'dir.Bu bolgede milyonlarca metrekare arazinin sahibi Necati Kurmel dir.Daha insanlar Kurtkoyde yurumeye korkarken oradakı istıkbalı goren ılk ısadamıdır.Saray halı'nın sahibi Necati Kurmel'in 17 yıl önce kurtköy bölgesinde satın aldığı 30 milyon metrekarelik arazinin yönetimi kızları Setenay Metin ve Mediha Erkal dadır.Şimdi bölgedeki ilk projeyi başlatmıslar.Önce 150 konutluk bir site, ardından golf sahası ve sonra da disneyland benzeri bir eğlence merkezi ve 200 magazalı bir alısverıs merkezi."
Emlaktaki seçim durgunluğundan son dönemde yıldızı parlayan Kurtköy de etkilendi. Önceki gün rekor fiyata ihale edilen Sabiha Gökçen Havalimanı'nın da bulunduğu bölgede fiyatlar 2 ayda yüzde 10 geriledi. Emlakçılara göre durgunluğun aşılmasında sanayi ve alışveriş tesislerine yönelik yatırımlar büyük rol oynacak.
Hersene kendilerini dahada geliştiren Kurtköy Lisesi ve Kurtköy Ticaret Lisesi Kurtköy ün önemli bir parçasıdır.
Son verilere bakılarak Kurtköy mahallesi ileride sanayi tesislerinin gelmesi ile birlikte 2010 yılına kadar nüfusu 600 bini bulacağını tahmin ediliyor havalimanına yakın bir arazide inşaasına başlanan fuar merkezinin de bölgede ticari hayatı canlandırarak konut piyasasını hareketlendireceğini öne sürerek, "Kurtköy uluslararası havaalanı, marinası, üçüncü büyük fuar merkezi ve sanayi tesisleri ile en az Ataşehir kadar gözde olacak" deniliyor
Kurtköy'ün ayrıca bir spor kulübüde bulunmaktadır kurtköyspor 2003 te kurulşmasına ragmen başarılarla dolu 5 sezon geçirmiştir.
İstanbul TUZLA Temsilciliğimiz Tuzla Tarihçesi: İstanbul’un Anadolu yakasındaki sınır bölgesidir Marmara Bölgesinde Kocaeli Yarımadasının güneybatısında yer alır. İstanbul'un Anadolu Yakasındaki son noktasıdır. Kuzeyinde ve batısında Pendik İlçesi, doğusunda Gebze İlçesi (Kocaeli) güneyinde Marmara Denizi bulunmaktadır ve 13 km kıyı şeridine sahiptir. Yüz ölçümü 86 kilometrekare olan Tuzla, 1992 yılında ilçe olmuştur. 10 mahalle ve 2 beldesi vardır.
Tuzla 1400 yılında Yıldırım Beyazıt zamanında kesin olarak Osmanlı yönetimine girdi ve bu dönemde önemli bir gelişme göstermedi. Bu dönemde bir balıkçı köyü ve yazlık dinlenme (sayfiye) yeri durumundaydı.1403 tarihinde, ismi tespit edilemeyen Peçenek Türkleri'nden bir komutanın 1500 kişilik bir orduyla bu bölgede bir gece kaldığı belirtilmektedir. Abdurrahman Gazi döneminde Tuzla Osmanlı Donanmasının gemilerine kalafat yeri ve liman olmuştur. O dönemde Rumlardan, Türklerden oluşan halk geçimini balıkçılık, zeytincilik ve tütün işletmeciliği ile sağlarmış. Kalekapı'da yapılan bir kazıda paleolitik çağa ait çanak çömlek kültür eşyaları ve bir yerleşim yerine ait kalıntılar bulunmuştur.
80'lerin sonuna kadar balıkçılık ve çiftçiliğin sürdürüldüğü Tuzla'da sanayinin gelişmesiyle çiftçilik önemini yitirmiştir. Günümüzde Tuzla, dünyaca ünlü tersanelere de ev sahipliği yapmaktadır. Merkezde İ.T.Ü. Denizcilik Fakültesi, Kuzeybatıda Piyade Okulu ve Güneyde Tuzla Burnunda ise Deniz Harp Okulu bulunmaktadır.
***************************
1995 yılında başladığımız meslek hayatımız Kaçmaz Emlak’ın bize sunmuş olduğu markalaşmış ismi, güçlü reklam desteği, günümüz teknolojisini kullanmaktaki büyük başarısı ve zamanın ötesinde hareket edebilmesini sağlayan öngörüleri ile devam etmektedir. Kaçmaz Emlak, bizlere sağladığı ayrıcalıkları bir adım daha öne götürerek, Dünya’da ve Türkiye’de bir ilk olan Online Emlak Otomasyon Sistemini biz temsilcilerinin hizmetine sunmaktadır. Kaçmaz Emlak’ın bize tanımış olduğu bu kaliteli, ilkeli ve çağdaş imtiyazlar sayesinde sahip olduğumuz başarıyı Tuzla Kaçmaz Emlak Temsilciliği olarak daha ileri noktalara taşıyacağız.
Ümraniye Atakent Temsilciliğimiz İstanbul, ÜMRANİYE Tarihçesi: İstanbul’un Anadolu yakasındadır. Kuzeyinde Beykoz, kuzeydoğusunda Şile, doğusunda Kartal ve Sultanbeyli, güneyinde Kadıköy, batısında Üsküdar ilçeleriyle çevrilidir. 14 Mahallesi, 5 belde ve 5 köyü vardır. 22 bin hektarlık bir yerleşim alanına sahiptir.
1960 yılına kadar köy olarak kalan Ümraniye, organize sanayii bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra yoğun göç almıştır. Ümraniye Belediyesi ilk defa 1963 yılında kurulmuş, 1980 yılında müdürlüğe dönüştürülmüş ve 1987 yılında tekrar kurulmuştur. 1989 yılında ise Ümraniye tekrar ilçe belediyesi statüsüne kavuştuğu gibi, kimlik değiştirerek, ilçe merkezi konumuna gelmiştir.
Tarihi kaynaklara göre Ümraniye' ye ilk yerleşenler Frigya' lılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar küçük ve Büyük Çamlıca' dan başlayarak Alemdağ ve Kayış Dağı' na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye' nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar' ın egemenliğine geçmiştir.
İlçenin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir. Cumhuriyet dönemine kadar Bulgurlu' ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar' a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye' ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının olmasıdır.
İstanbul’un Metropoliten sınırları içerisinde, doğu yakasında bulunan Ümraniye 1970’ li yıllarda sanayi faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başlamasıyla hızlı bir gelişim göstermiştir. İlçe ve belediye statüsü kazanmadan önce Üsküdar İlçesi’ ne bağlı gelişen Ümraniye yerleşim süreci içinde; sanayi, hizmet ve ticaret sektörlerindeki gelişimi ile çevre yerleşmelere hizmet verir konumuna gelmiştir.
********************
ÜMRANİYE Temsilciliği
1995 yılından itibaren müşterilerine kaliteli hizmet sunmaya başlayan ve hala bu hizmetinden ödün vermeyen Kaçmaz Emlak, kurumsal yapısını bir adım daha öne götürerek bizlere marka haline getirmiş olduğu Kaçmaz Emlak Temsilciliğini hiçbir ücret almadan, reklam ve çağının yeniliklerini sürekli takip ederek Türkiye de bir ilk olan Online Emlak Otomasyon Sistemini kurmuş ve biz temsilcilerine sunmuştur. Ümraniye Kaçmaz Emlak Temsilciliği olarak bize sunulan bu ayrıcalıkları, siz değerli müşterilerimize; çağdaş, güvenilir ve kaliteli hizmet olarak geri yansıtmaktayız.
Hiç bir ücret ödemeden aldığımız hizmetler:
1- Online emlak otomasyonu sistemine ücret ödemiyoruz
2- Web sitesi ücreti ödemiyoruz
3- Sitenin host ücretini ödemiyoruz
4-Reklam desteği ücreti ödemiyoruz
5-Marka ve logo desteği ödemiyoruz
6-Emlak eğitim desteği ödemiyoruz
Başarılı olmamıza neden olan diğer faktörler:
1-Binlerce dolar kayıt ücreti ödemiyoruz
2-Aylık aidat ücreti ödemiyoruz
3-Satıştan pirim ücreti ödemiyoruz
4-Tüm portföy paylaşıma açık ve ücretsizdir
Böyle bir sistem dünyanın hiç bir yerinde yoktur!
Ve bu sistemin içinde başarısız bir temsilcimiz de yoktur.
Kaçmaz Emlak bizlerden herhangi bir ücret talep etmez.
İstediği tek şey, Kaçmaz Emlak ismine yaraşır, dürüst hizmettir.
Ümraniye Çekmeköy Temsilciliğimiz İstanbul, ÜMRANİYE Tarihçesi: İstanbul'un Anadolu yakasındadır. Kuzeyinde Beykoz, kuzeydoğusunda Şile, doğusunda Kartal ve Sultanbeyli, güneyinde Kadıköy, batısında Üsküdar ilçeleriyle çevrilidir. 14 Mahallesi, 5 belde ve 5 köyü vardır. 22 bin hektarlık bir yerleşim alanına sahiptir.
1960 yılına kadar köy olarak kalan Ümraniye, organize sanayii bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra yoğun göç almıştır. Ümraniye Belediyesi ilk defa 1963 yılında kurulmuş, 1980 yılında müdürlüğe dönüştürülmüş ve 1987 yılında tekrar kurulmuştur. 1989 yılında ise Ümraniye tekrar ilçe belediyesi statüsüne kavuştuğu gibi, kimlik değiştirerek, ilçe merkezi konumuna gelmiştir.
Tarihi kaynaklara göre Ümraniye' ye ilk yerleşenler Frigya' lılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar küçük ve Büyük Çamlıca' dan başlayarak Alemdağ ve Kayış Dağı' na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye' nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar' ın egemenliğine geçmiştir.
İlçenin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir. Cumhuriyet dönemine kadar Bulgurlu' ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar' a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye' ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının olmasıdır.
İstanbul'un Metropoliten sınırları içerisinde, doğu yakasında bulunan Ümraniye 1970' li yıllarda sanayi faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başlamasıyla hızlı bir gelişim göstermiştir. İlçe ve belediye statüsü kazanmadan önce Üsküdar İlçesi' ne bağlı gelişen Ümraniye yerleşim süreci içinde; sanayi, hizmet ve ticaret sektörlerindeki gelişimi ile çevre yerleşmelere hizmet verir konumuna *************************
Kaçmaz Emlak Çekmeköy Temsilciliği Olarak Amacımız Siz Değerli Müşterilerimize Aktif, Problem Çözmeye Yönelik Ve Etik Kurallara Uygun Çözümler Üretmek Olcaktır.
Santral
0216 639 00 10 (PBX)
0216 642 78 21
Turkcell Gsm Santral
0532 600 0 411
Telsim Gsm Santral
0549 391 90 90
Avea Gsm Santral
0506 656 20 30
Fax :
0216 639 00 10 Dahili 134
0216 642 78 22
Mail :
cekmekoy@kacmazemlak.com
İsatanbul SARIGAZİ Temsilciliğimiz Sarıgazi Tarihçesi: bölgemizde yerleşimin (Ümraniye ve Dudullu çevresi) alt paleotik dönemden itibaren açık hava konak yerleri olarak seçildiğini görmekteyiz.Beldemize komşu olan Samandıra merkezinde bulunan 6. yüzyıla ait Bizans Damatrys Sarayı kalıntıları da bölgedeki yerleşimin oldukça eskiye dayandığının kanıtıdır.
Sarıgazinin,Ümraniye ilçesinin en eski yerleşim bölgesi olduğu sanılmaktadır. Beldenin kuruluşu İstanbul’un fethine kadar dayandırılmaktadır. Evliya çelebi’nin ‘Seyahatname ve Ayvansarayi’ni Hadikatü’l Cevam’isimli eserlerinde Sarı kadı karpyesi olarak adı geçmektedir.
Evliya Çelebi, Seyahatname’de Sarıgazi’den şöyle bahseder: “İran bahçeleri örneği bir koruluk alanda,bağlı ve bahçeli ikiyüz hanesi, bir camisi, bir okulu, bir tekkesi, bir han, bir hamamı olan yerdir” diyerek kiraz mevsimininde cümle İstanbul halkınında eğlenmeye ve Sarı Gazi Sultan Tekkesini ziyarete geldiğini de belirtir.Sarıgazi ve çevresinde,Celali ayaklanması sırasında çatışmalar olduğunu da yine Evliya Çelebi’den öğrenmekteyiz.
Sarıgazi, İstanbul İli Ümraniye ilçesine bağlı bir beldedir. Sarıgazi yerleşim açısından sosyal yaşama uygun coğrafi konumuyla daimi çekim merkezi olmuştur.Anadoludan büyük kentlere yaşanan yoğun göçten en çok nasibini alan beldelerimizden birisidir.Hızlı nüfus artışı gösteren beldemizin,göç aldığı bölgeler arasında Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri ön sıralarda yer almaktadır.Nüfusu 2000 yılı sayımlarına göre 48.600 kişidir.Şimdiki nüfusunun 100.000’lere dayandığı tahmin edilmektedir.
Beldemiz Samandıra,Yenidoğan,Taşdelen,Çekmeköy ve yukarı Dudullu ile çevrilidir. Sarıgazi düzlük alan üzerinde kuruludur. Beldenin içinden Esinti ve Palamut dereleri geçmektedir. Sarıgazi Merkez,İnönü, Meclis, Emek ve Kemal Türkle olmak üzere beş mahalleden oluşmaktadır. Sarıgazi, 1992 yılında belde belediyesi olmuştur.
Sarıgazi Çeşmeşi
Bu çeşme Şeyh Mustafa Efendi Türbesinin yanında bulunmaktadır.Düzgün kesme taştan kemerli bölümü bugün yoktur. Çeşmenin mermer ayna taşında ise ta’lik bir yazı ile kitabesi mevcuttur. Çeşmenin kitabesinde Nurbanu Sultan tarafından yaptırılan çeşmenin, Mihri Şah Sultan tarafından tarafından türbe ile birlikte tamir ettirildiğini anlıyoruz.
İstanbul'un fethinden sonra II.Mehmed (Fatih), Üsküdar'dan kaçan Rumların yerine Anadolu'dan gelen Türkleri yerleştirmiştir. Ancak Üsküdar'ın fetih sırasında 100 yıldan beri Türklerin elinde olması ve karşılaştırma yapmaya olanak verecek belgelerin bulunmaması nedeniyle, fetihten sonra nüfusunun ne kadar arttığını saptamak mümkün olamamaktadır. II.Mehmed döneminde İstanbul'un iskan bölgelerinin yönetsel açıdan 4 kadılığa ayrılmasıyla Üsküdar da bir kadılık olmuş ve Galata ile Haslar kadılıklarıyla birlikte Bilad-ı Selase adı verilen üçlüyü oluşturmuştur. 1471'de Vezir Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa'nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamam, Üsküdar'daki en eski Osmanlı yapılarındandır.
Üsküdar'ın Osmanlı dönemindeki önemli bir özelliği de, her yıl Mekke ve Medine'ye gidecek hacı adaylarının oluşturduğu Surre-i Hümayun'un törenlerle buradan uğurlanmasıdır.
1471’de Vezir Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa’nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamamın yanı sıra başta Kızkulesi, olmak üzere Üsküdar’da birçok tarihi eser bulunmaktadır.
Kız Kulesi: Üsküdar’ın sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans Devrinden kalan tek eserdir. M.Ö.2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Lean’dır Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır.
Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder.”Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir.Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır.”Bu gün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih devri yapısıdır.
Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan ll. Mahmud’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.
*****************Ben Alparslan Akhuy, 2002 yılında Kaçmaz Emlak’ta müşteri temsilcisi olarak işe başladım ve bir yıl süreyle müşteri temsilcisi olarak çalıştım. Daha sonra çeşitli emlak firmalarında da müşteri temsilcisi ve yönetici olarak görev yaptım.
2007 yılında da, Kaçmaz Emlak Üsküdar Bulgurlu temsilciliğini açtım. Kaçmaz Emlak’ı tanımlamak gerekirse; oraya yalnızca emlakçı demek, hem haksızlık, hemde eksik bir tanımlama olacaktır.
Kaçmaz Emlak’ın emlak sektöründe bir ekol, bir emlak akademisi olduğunu çalıştıkça, emlakçılığı ögrendikçe daha iyi anladım.
Bugün rahatlıkla Kaçmaz Emlak, bir emlak okulu, bir emlak akademisidir diyebilirim